Günün Fıkrası : Kareteci Çinlinin Yokohama tekmesi ve Temel'in müthiş Tekniği...
Çinlinin biri Of 'da bir kahvehaneye girer yüksek bir sesle
-Varmı içinizde bana yan bakacak bir delikanlı diye sorar.
Tabi bizim delikanlı Temel "Ben varım !" diye atlar.
İkisi beraber dışarıya çıkar aradan beş dakika geçer Temel gözü morarmış bir halde içeri girer hemen ardından giren Çinli'de kasıla kasıla Temeli göstererek
-Ona Yokohamanın tekmesi tekniğiyle vurdum der.
Ertesi gün Çin'li yine kahveye gelir yine meydan okur. Temel tekrar kalkar dışarıya çıktıktan beş dakika sonra Temel burnu kırık diğer gözü morarmış bir halde içeri girer. Ardından giren Çinli yine Temeli göstererek,
-Bu kez ona Ejderin Yumruğu tekniğiyle vurdum der.
Üçüncü gün Çinlinin restini yine Temel görür. İkisi birlikte dışarı çıkarlar herkes Temel'i beklerken beş dakika sonra çinli ağzı burnu kırılmış üstü başı kan revan bir şekilde içeri girer. Ardından giren Temel, Çinliyi kasıla kasıla göstererek der ki :
- Ona Toyotanın krikosuyla vurdum...
Bu demek oluyor ki Temel'le kimse başedemez. Hayat bir poker ise Temel bunun kralı...Poker Kralı Temel...
Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış...Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.. "Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı" dermiş hep.
Bir sabah kalkmışlar ki,at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: "Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi.Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın.Şimdi ne paran var, ne de atın" demişler...İhtiyar: "Karar vermek için acele etmeyin" demiş."Sadece at kayıp" deyin, "Çünkü gerçek bu.Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar.Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç.Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez." Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler.
Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüş...Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine.Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş.Bunu gören köylüler toplanıp ithiyardan özür dilemişler."Babalık" demişler, "Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var.." "Karar vermek için gene acele ediyorsunuz" demiş ihtiyar. "Sadece atın geri döndüğünü söyleyin.Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz. Bu daha başlangıç.Birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?" Köylüler bu defa açıkçn ihtiyarla dalga geçmemişler ama içlerinden "Bu herif sahiden gerzek" diye geçirmişler...
Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeyeçalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara."Bir kez daha haklı çıktın" demişler. "Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok.Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın" demişler. İhtiyar "Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz" diye cevap vermiş."O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı.Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba ne kadar doğru. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez."
Birkaç hafta sonra, düşmanlar ülkeye ülkeninkinden kat kat büyük bir ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkan yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş. Köylüler, gene ihtiyara gelmişler... "Gene haklı olduğun kanıtlandı" demişler. "Oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler, belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer..." "Siz erken karar vermeye devam edin" demiş, ihtiyar. "Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde... Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şnssızlık olduğunu sadece Tanrı biliyor."
Çin düşünürü Lao Tzu, öyküsünü şu nasihatla tamamlamış:
"Acele karar vermeyin.Hayatın küçük bir dilimine bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar; aklın durması halidir.Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur.Buna rağmen akıl,insanı daima karara zorlar. Çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar.Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar.Bir kapı kapanırken, başkası açılır.Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz."
Turkcell Rezaleti ! Faturayı ödediğim halde telefonum nasıl kapandı ! Trajikomik gerçek bir olay !
İnanın anlatsalar bende inanmazdım ama başıma gelince inanmak zorunda kaldım. Turkcell'i gözümüzde çok büyütmüşüz maalesef. Yapı Kredi Word kartımdan otomatik olarak, gününde telefon faturam ödendi. Bende banka güncel hareketlerde gördüm. Bana sürekli mesaj geliyor. Ödemediyseniz hattınız kapanacak. Bende ödemiş olduğum için çok rahatım. Derken Pazartesi günü oldu ve bir de baktım telefonum kapanmış. Faturamı gününde ödemiş olduğum halde 2,5 gündür telefonum kapalı.
Asıl komedi sonra başladı. Pazartesi gününden itibaren mailler, fakslar, defalarca telefonlar, Müşteri temsilcesiyle yüzyüze görüşme ama halen telefonum kapalı. Artık sinirden güleyim mi, ağlıyayım mı bilemiyorum. Ödemesem gam yemeyeceğim. Ama ödemişim. Ama bana dün sabah verdikleri cevap 48 saat içinde açılır. Ama tam saat veremiyorlar. Bu devirde 48 saatte koskoca Turkcell 1 tuşa ancak basabilecek ! Teknoloji devrini bırakın, bakkal dükkanına bile bir şey söyleseniz en geç 1 günde işinizi halleder. Ayrıca defalarca değişik yollardan görüşmeye rağmen aldığım cevap 48 SAAT ! Şu an 32 saat oldu, İhşallah bu sene Turkcell hattımı açacak. Bakkal dükkanına bile mailler, telefonlar, fakslar çeksem utanır şimdiye kadar işimi hallederdi, ama faturayı tahsilde aslan kesilen Turkcell, kendi hatasından dolayı kapadığı bir hattı 2,5 günde açamıyor.
Birde olayın şu yönü var. Faturayı 1 gün geç ödesek faizini almayı biliyor Turkcell. Ama benim bu 2,5 gün zarfında dışarıdan kontürlü telefonla aradığım 40-50 TL'yi bana verecek mi ? ( Kontürlü telefondan cep telefonlarını arayınca haliyle çok yazıyor ) Şunu da özellikle belirteyim bu 3 günde çektiğim sinir ve sıkıntıyı Milyar verseniz karşılayamazsınız. Ödememişim gibi telefonum kapalı. Arkadaşlarım soruyor neden kapalı, yoksa ödemedin mi? Siz olsanız bozulmazmısınız? İnanın avukat olsaydım veya maddi durumum daha iyi olsaydı kesinlikle Turkcell'e dava açardım. Büyük bir işadamının telefonu faturayı ödediği halde 3 gün kapalı kalırmıydı? Zannetmiyorum. Sisteminiz yavaşmış ! Bunda benim ne suçum var ? Turkcell'in plansızlığınızın cezasını neden ben çekiyorum.
Turkcell'den arayan soran da yok ! Ama en azından bu rezilliği siz Komedisever arkadaşlarımla paylaşınca biraz rahatladım. Turkcell çok komik bir şirketmiş. Ama ben şu an gülemiyorum, en azından siz gülün diye bu yazıyı yazdım.
Turkcell'den bana ulaşacak yetkililere herşeyi belgelerle ispatlarım. Bende yalan yok. Wordkart ekstremin yayınlayabildiğim kısmı aşağıdadır. Artık Turkcell benim gözümde iri bir bakkal dükkanından farklı bir firma değil. Bunuda özellikle söyleyeyim. 29-30 Haziran ve 01 Temmuz kayıtlarına baksınlar zaten beni görürler...
İşte ekstremden bazı kısımlar...104 Wordpuan kazanmışım bu ödememden bir de ! Gülermisin ağlarmısın !
Son dakika rezaleti : 01 Temmuz 2009 saat : 17:39 itibarı ile Turkcell telefonumu dışarıdan aramayada kapattı. Artık gülermisin ağlarmısınız bilmiyorum ama ben hiç gülemiyorum... Açılcak diye beklerken dışarıdan aramayada Turkcell kapattı. Telefonla Turkcell'i aradığımda verdikleri yanıtta çok komik ! - Sizi aradık, ulaşamadık.
Kendileri faturayı ödediğim halde kapattıkları hat hakkında bilgi vermek için kendi kapattıkları hattı arıyorlar. Sonra sabit hatlı telefonla aradığımda biz siz aradık, ulaşamadık diyorlar. Nobel alması lazım böyle zeki kurumun. Birde ne bilgisi vereceklerse ! Ödeme yapılmış, bütün evraklar fakslanmış, hattı açıp bilgi verecek zeka düzeyi yok Turkcell'de ne yazık ki ! Keşke avukatlık okusaydım da şu Turkcell'i dava etseydim diyorum bu günlerde...
Bir gülümseme çok şey değiştirebilir. Bloğumda 1 Mayıs 2009 itibarı ile 3.011 yazı bulunmaktadır.( Evet yanlış okumadınız ÜÇBİNONBİR )inanmıyorsanız sonraki sayfalar diye diye git ama yorulursun yüzlerce sayfa komik şey, gülme komasına girersin, tavsiye etmiyoruz...Yine de sen bilirsin ! ) Gülme garantilidir. Diğer sayfalara en alttan "Sonraki Sayfa" nın üzerini tıklayarak ulaşabilirsiniz...İddaa ediyorum gelmiş geçmiş en büyük blog Mavi Kaplan Efsanesi'dir. Yok ben bekleyemem diyorsanız bu yazının altında "YEDİ AYLIKLAR BÖLÜMÜ" var. Oradan direk olarak istediğiniz bölüme ulaşabilirsiniz. ( Veya sayfanın en üst tarafındaki menüden de ulaşabilirsiniz. ) Tatile gidemeyenler burada Otelin animasyon aktivetisinde gülüyor gibi bol bol güleceksiniz. Gülmekten bayıltacağım sizi...Beğendiğiniz herşeyi bloğumdan alabilirsiniz...Gülme Garantili tek adres Mavi Kaplan Efsanesi'dir...Burada her zaman moraliniz düzelecek...