Okulda Öğretilmeyen Bilgiler
~Bir espriye gülmek için harcanan enerji, espriyi yapanın hiyerarşik mevkii ile doğru orantılıdır.
~İş giysileriniz, lekeleyen sıvıları doğal olarak çeker. Önemli toplantıların öncesinde bu çekim daha da artar.
~Bir soruya yanıt vermenin en iyi yolu ilgisiz birçok şeyi söyleyip durmaktır. Bunun iki avantajı vardır: Hem yanlış yanıt vermekten kurtulursunuz, hem de daha sonra gelecek soruları en aza indirirsiniz.
~İnsanlar soruyu yanıt almak için sormaz, kendisinin ne denli akıllı olduğunu göstermek için sorar. Sizin için en iyi strateji “Daha sonra bildiririm” deyip hiç bildirmemektir.
~Tüm dedikodular doğrudur, hele de patronunuz inkar ediyorsa...
~“Uzman” diye, uzmanlık işine atanan kişiye denir. Başka bir nitelik gerekmez.
~Belirlediğiniz bütçe gereksinimleriyle size verilecek para arasında hiçbir ilişki yoktur.
~Bir toplantıya katıldığınızda hiçbir şey yapmadan orada öylece otursanız bile yine de çalışıyor sayılırsınız. Daha çok toplantıya katılmak için çaba gösterin.
~Kaleminizin yasal sahipliği, gözünüzü kalemden ayırdığınız anda sona erer. İş arkadaşlarınız onu kendi kalemleri yapmak için fırsat kolluyordur.
~Teknik tipler sorulara üç türlü yanıt verir:
Teknik açıdan olanaksız (Anlamı: Canım yapmak istemiyor).
Duruma bağlı (Anlamı: Yararlı yanıttan umudunu kes).
Data bit’leri kolletimizerde sıralanıyor, flowga- te yollarını sanal mesaj elementine çeviriyor (Anlamı: Bilmiyorum).
~Başarılı yönetici olmak için elemanlarınızın gereksinimlerine karşı duyarsız olmayı öğrenmeniz koşuldur.
~Odada üç kişiden fazla insan varsa verimli iş çıkmaz. Çünkü içlerinden biri kesinlikle anlamlı bir katkıda bulunmaya çalışıp konuyu dağıtır. | | |
Uyurken sağa dönün... Uyurken sağa dönün. Bir tarafa yatarak uyuma durumunda, yatılan yöne bağlı olarak burun deliklerimizin birisinin tıkanırken, diğerinin açıldığı ve solunumun açık olan burun deliğinden yapıldığı araştırmalarla belirlenmiştir. Dolayısıyla kalbimiz daha az yorulur, uykuya dalmamız daha kolaylaşır, bu da istirahatimizin daha iyi olmasına imkân sağlar.
Sol burun deliğinin tıkanması ile birlikte sağ burun deliğinden nefes alınması, sempatik sinir sisteminin faaliyetlerinde artışa yol açar;
bu durumda kişi heyecanlanmış gibi olur ve kalb atışlarındaki hızlanma ile kalb daha da yorulur.Bu yüzden uykuya dalma zorlaşır.Çünkü kalb atım hızının, tansiyonun, heyecan ve dikkatin artması uykuya engel olabilir.
Sol tarafımız üzerine uyumada ise vücudumuz daha çok yıpranacaktır.
Yüzüstü yatmak zaten uzun süre mümkün olmadığı gibi, kalb, akciğerler ve mide bu durumda baskı altında olduğu için, ciğerlerimiz ve midemiz sıkışıp rahatsızlık verebilir. Sırtüstü yatıldığında ise bu rahatsızlıklar olmayabilir. Ancak uykuya dalmada gecikme olabilir.
Bu durum da vücudun tam dinlendirici bir uykuya geçmesine ve dinlenmesine engel olabilir. Çünkü bu durumda gündüz olduğu gibi iki burun açık olacak ve parasempatik sistem uyarılamayacaktır.
Ayrıca sırtüstü yatılması durumunda mide ve bağırsakların fonksiyonlarını gerçeklestirmesi biraz daha zorlaşacaktır.
"sağ yana yatarak ve ayakları vücuda doğru çekerek uyuma" şeklinde olduğu, yapılan araştırmalarla ancak bugün doğrulanabilmektedir.
Bu yatış seklinde hem mide ve bağırsaklar korunmakta, hem de sindirimin daha kolayca tamamlanması mümkün kılınmaktadır.
Yanlız bel ağrınız olduğu durumlarda ayaklarınızın arasına çok kalın olmayan küçük bir yastıkla daha rahat edeceğiniz de uzmanlar tarafından söyleniyor.
En faydalı ve belki de en az zarar görebileceğimiz yatış pozisyonun; Sırtüstü veya yüzüstü yatınca durum ne olacaktır? Diğer yandan sol tarafa yatılırsa ne olur? Ayrıca nefes alınan burun deliği ile beynin yarımküreleri ve sempatik-parasempatik sinir sistemleri arasında da bir münasebet olduğu, çalışmalarla gösterilmiştir. Sağ tarafa yatılması durumunda, sağ burun deliği tıkanmakta, sol burun deliği açılmaktadır. Sol burundan yapılan nefes alma ile sağ beyin yarımküresinin aktivitesi artar. Sağ beyin yarımküresinin uyarılmasi, parasempatik sinir sistemimizin faaliyetlerini artırmasına, kalb hizimizin yavaşlamasına, tansiyonumuzun düşmesine ve mide-bağırsak faaliyetlerimizin yavaşlamasına vesile olur.
|